Milli Mücadele’ye silah, cephane ve subay yapılanmasıyla önemli rol
oynayan Kara Kemal idama mahkûm edilmiş, aranırken yakalandığı sırada
(İstiklal Mahkemesinde maskara olmaktansa) saşakağına (intihar)
sıkmıştır.
"Milletin mukaddeslerini ayaklarının altına almaya kalkan (atatürk)
inkılaplar (ı) dünyanın Hiç bir yerinde başarılı olamazlar bizde hiç
olamazlar. Gün gelir devran döner hesaplarını sorarlar adama."
[Kara Kemal]
"Osmanlı'ya iki kıta üzerinde hükmetmek yetmez! Zirâ i'lâ-yı kelimetullâh azmi iki kıtaya sığmayacak kadar büyük bir davadır. Selçuklu'nun vârisi (mirasçısı) biz olduğumuz gibi Roma'nın (Avrupa'nın) vârisi de biziz!.."
Definition List
Mustafa Kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Eki 2016
Cumhuriyet Efsaneleri
“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum: Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının
tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını
çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin
yıllık alfabenin unutturulması veya sanat eserlerinin kazınıp yıkılması
gibi eylemlerin nasıl da el çabukluğu marifetle başarıymış gibi
sunulabildiğini tespit etmeği amaçlıyor.” Mustafa Armağan
1918 Osmanlı Devleti’nin yenildiği yıldır.
Gerçi Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan çifte tacı ve
Bulgaristan da bizimle beraber yenilmişti ama hiçbirinin anavatan
toprakları işgal edilmemiş, yalnızca -Weimar’da olduğu gibi- ağır
ekonomik ve askerî yaptırımlarla cezalandırılmışlardı. Yalnızca Osmanlı
Devleti’nin anavatan toprakları ve başkenti işgal edilmiş ve yönetim
merkezi İstanbul ele geçirilmişti. Neden?
Etiketler:
Cumhuriyet Tarihi,
Mustafa Armağan,
Mustafa Kemal,
Yakın Tarihimiz
21 Eki 2016
Lozan hezimettir de, kaç sıfır? Gelin bunu tartışalım
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yalnız ekonomisi ve dış
ilişkileriyle Türkiye’yi değil, geçmişindeki ayak bağlarını da çözüp
yeniden bağlayarak tarihi de bir büyük dönüşüme, Yeni Türkiye’ye
hazırlıyor. Asırlık prangalardan, manasız tabulardan kurtulmamızın
yollarını açıyor. Lozan da bu asırlık prangalardan biriydi ve yaptığı
son çıkışla bu pranganın kırılmasına gidecek yolu açmış oldu. Böylece
toprağımızda gözü olanlara da ‘Biz bırakın toprak vermeyi, kaybettiğimiz
toprakların acısını bile henüz dindiremedik, siz ne diyorsunuz?’
mesajını üstü örtülü olarak vermiş oldu.
Etiketler:
2.Abdülhamid,
4. Mehmet Vahdeddin,
BELGELER,
Güncel Bilgi-Makale,
Lozan,
Mustafa Armağan,
Mustafa Kemal
16 Oca 2011
Bediüzzaman Said Nursi ile Mustafa Kemal Paşa tartıştılar mı tartışmadılar mı?
Bediüzzaman Said Nursi ile Mustafa Kemal Paşa tartıştılar mı tartışmadılar mı?
"Bu sahne gerçek dışı" deyip dava açanlar da oldu, "bağımsız bir kaynak tarafından doğrulanmadı" diyen de.
Öte yandan Turgut Özakman yine döktürmüş: "Said Nursi'nin Atatürk'le konuştuğu hakkında hiçbir not, bilgi, anı söz konusu değildir."
Nursi'ye göre M. Kemal kendisini "taltif etmek" ve bütün Doğu illeri genel vaizliği teklifinde bulunmak maksadıyla davet etmişti. Aslında Lozan görüşmeleri sırasında İngilizlerin özerk ya da bağımsız bir Kürdistan kurulması tezlerine karşı, içeride Kürtlerin Türklerden ayrılmaması gerektiğini telkin edecek din adamlarına ihtiyaç vardı. Nursi'nin Ankara'ya çağrılması, bu nazik sürece olumlu katkılarda bulunabilir, Kürtlerin TBMM hükümetine bağlılığını koruyabilirdi.

"Bu sahne gerçek dışı" deyip dava açanlar da oldu, "bağımsız bir kaynak tarafından doğrulanmadı" diyen de.
Öte yandan Turgut Özakman yine döktürmüş: "Said Nursi'nin Atatürk'le konuştuğu hakkında hiçbir not, bilgi, anı söz konusu değildir."
"Hiçbir not, bilgi ve anı" yok öyle mi?
Her şeyden önce TBMM Tutanakları Dergisi'ne göre Nursi'nin Ankara'ya geldiği ve Meclis'te özellikle Doğulu milletvekilleriyle buluştuğu kesin. Burada şu soru önemli: M. Kemal, S. Nursi'yi neden ısrarla çağırtmış ve Meclis'te "hoş geldiniz" töreni düzenletmiştir?Nursi'ye göre M. Kemal kendisini "taltif etmek" ve bütün Doğu illeri genel vaizliği teklifinde bulunmak maksadıyla davet etmişti. Aslında Lozan görüşmeleri sırasında İngilizlerin özerk ya da bağımsız bir Kürdistan kurulması tezlerine karşı, içeride Kürtlerin Türklerden ayrılmaması gerektiğini telkin edecek din adamlarına ihtiyaç vardı. Nursi'nin Ankara'ya çağrılması, bu nazik sürece olumlu katkılarda bulunabilir, Kürtlerin TBMM hükümetine bağlılığını koruyabilirdi.
Ancak oturumları izleyen Nursi, namaz vakti gelip de mescide gittiğinde tam bir hayal kırıklığına uğruyordu. Zira milletvekillerinden ancak bir kısmı namaz kılıyordu. Bu durum, kafasında soru işaretleri çaktırdı. Padişah-Halifenin yetkilerini kullanan bir Meclis'in kararları, namaz kılınmadığı takdirde dinî açıdan sakatlanmaz mıydı?
Bunun üzerine beyannamesini yayınladı. Milletvekillerine gönderdiğinden birkaç kelime farklı bir nüshayı da TBMM Başkanı sıfatıyla M. Kemal'e ulaştırdı.Hür Adam Said Nursi filmindeki Bediüzzaman'ın Mustafa Kemal ile karşılaştığı bu sahne çok tartışılmıştı.
Etiketler:
Güncel Bilgi-Makale,
Mustafa Kemal,
Türk Tarihi
23 Ara 2010
Abdülhamid, Mustafa Kemal’i hapse attırmıştı!
“Abdülhamid devrinin her 24 saati bin muammayla doludur.” 1930’larda sıkı bir Abdülhamid düşmanı iken 1960’larda tam tersine koyu bir Abdülhamid hayranı olarak karşımıza çıkan yazar Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’nun bu cümlesi beni çok düşündürmüştür.
Her 24 saatine binbir muammayı doldurmuş bu karmaşık iktidar döneminin kıvrımları arasında saklanmış nice olay ve çehrenin gerçek yüzü, ağır ağır aydınlanmakta.
Anlatacağım olay da, bizzat Mustafa Kemal tarafından en az iki defa dillendirildiği halde, Atatürk’ün resmi biyografilerinde ya geçiştirilmiş yahut da yazıldığı halde dikiz aynamıza bir türlü girememiştir. Bugün vefatının 90. yılında Sultan II. Abdülhamid’i rahmetle anarken, onun “muamma”larından birini daha büyüteç altına alıyoruz.
21 Ekim 1904’te, 24 yaşında Harp Akademisi’nden kurmay yüzbaşı olarak mezun olan Mustafa Kemal, birkaç ay kadar tayinini bekleyecekti. Bir süre sınıf arkadaşı Ali Cebesoyların Kuzguncuk’taki yalısında misafir kalmış, daha sonra yine tayin bekleyen birkaç arkadaşıyla birlikte Beyazıt-Gedikpaşa civarında bir Ermeni’nin apartman dairesini kiralamışlardı. Burada toplanıp
1 Ara 2010
'Başöğretmen'in öğretmeni kimdi? / Harf Devrimi
Eylül 1922'de Hüseyin Cahit Yalçın'in İstanbul basın yayın üyelerinin katıldığı bir toplantıda Atatürk'e sorduğu "neden Latin harflerini kabul etmiyoruz?" sorusuna, Atatürk "henüz zamanı değil" yanıtını vermişti. 1923'teki İzmir İktisat Kongresi'nde de aynı yolda bir öneri sunulmuş, ancak öneri kongre başkanı Kazım Karabekir tarafından "İslam'ın bütünlüğüne zarar vereceği" gerekçesiyle reddedilmişti. Ancak tartışma basında geniş yer bulmuştu.
Etiketler:
Kâzım Karabekir Paşa,
Mustafa Kemal,
Yakın Tarihimiz
31 Ağu 2010
İş Bankası Hilafet Bankası mıydı?
Hafızamızı tazeliyoruz durmadan. Üzerindeki külleri üfleyip eşeledikçe altından görünen yüz şaşırtıyor hepimizi. Hem tanıdık geliyor, hem yabancı. Büyüsü biraz da burada gizli galiba yakın tarih araştırmalarının. Yabancı bildiklerimizin aşina, aşina bildiklerimizin ise yabancı çıkması merakımızı tahrik ediyor.
Onun için tarihte dikkatli olmak gerek. Sloganlardan ve yaftalardan olabildiğince uzak durmak ve ‘Gerçekten de tarihte neler olmuş?’ sorusunu kulak arkası etmemek gerekiyor.
Alın size çarpıcı bir örnek: İş Bankası nasıl kuruldu? İçinizden, ‘Bunu bilemeyecek ne var? Atatürk kurdu işte’ diyenler çıkabilir. Bu ne acele efendim? Sakinleşin biraz. Bir kere İş Bankası’nın bir devlet bankası olmadığını unutmayalım. İki… Neyse. İş epeyce karışık. Baştan anlatalım öyleyse.
İş Bankası’nın kurucusu Celal Bayar Mayıs 1982’de çıkan İş Dergisi’ne verdiği bir mülakatta, “Biz bismillah dedik, işe koyulduk. Atatürk ‘Git Osmanlı Bankası’ndan 250 bin lirayı al, bu işe başla’ dedi”
Etiketler:
Güncel Bilgi-Makale,
Mustafa Kemal,
Türk Tarihi
24 Ağu 2010
Mimar Sinan'ın Kafatası neden kaybedildi
-Tarihci Afet İnan, Mimar Sinan’ın Türk ırkından olduğunun kanıtlanması için Mimar Sinan’ın türbesinin açılarak kafatasının ölçülmesini istedi. -Uzman tarihciler Mimar Sinan’ın türbesini açtılar. Kafatasını ölçtüler. Ölçüm sonuçları Türk ırkının “Brakisefal” kafatası özelliği taşımadığı görüldü. Kafatası bir torba içinde Ankara’ya götürüldü. Türk büyükleri kafatası müzesinde sergilenmek üzere. Ancak yıllar geçmesine rağmen Müze açılmadı. Kafatası da kaybedildi!
-Mimar Sinan’ın türbesinin açılarak kafatasının yerinde olup olmadığı kamuoyuna açıklanmalıdır.
Etiketler:
Güncel Bilgi-Makale,
Mustafa Kemal,
Türk Tarihi
23 Tem 2010
Mustafa Kemal, Vahdeddin konusunda nasıl yanıltıldı?
Bugün üzerinde duracağımız örnek ise bildik bir konuda: Vahdeddin hain miydi? Bu soru son yıllarda artık eski enteresanlığını yitirmişse de, yine de taraftar buluyor. Vatan hainliği ithamına net ve tarafsız bir tanım getirmedikçe galiba ilgi çekmeye devam edecek.
Nedir vatana ihanet ve kimin hain olduğuna son tahlilde hangi merci karar verecektir?
Mesela bundan 50 yıl önce Nazım Hikmet vatan hainiydi
Nedir vatana ihanet ve kimin hain olduğuna son tahlilde hangi merci karar verecektir?
Mesela bundan 50 yıl önce Nazım Hikmet vatan hainiydi
Etiketler:
4. Mehmet Vahdeddin,
Mustafa Kemal,
Osmanlı Tarihi
Atatürk'ün cenaze namazı neden camide kılınmadı?
Hatta Atatürk'ün cenaze namazı kılındı mı? Anadolu Ajansı'nın haberine bakılırsa evet, kılındı. O sırada ajansın muhabiri olarak töreni takip eden Cemal Kutay'a göre de kılındı, başkalarına göre de. İyi ama neden herhangi bir görüntü yok ortada? Madem kılındı, tek bir fotoğraf karesi olsun neden esirgendi milletten? Sessuzluk.
Bir adım daha atalım ve artık sorulmasının zamanı gelen, o ucu zehirli soruyu soralım: Atatürk'ün cenaze töreni boyunca neden hiçbir dinî simgeye yer verilmedi?
"Kurtuluşun ancak silahlı bir mücadeleden geçtiğini ilk olarak ortaya atan bendim"
Bugün tarihimiz bilhassa yakın tarihimiz “Yalan Tarih – Yalan Devler” ile doludur. Bizlere daima ve her sınıf düzeyinde, Millî Mücadeleyi başlatmak için Anadolu’ya ilk geçen paşa olarak Mustafa Kemal Paşa gösterilmedi mi?... Hâlbuki bu bilginin yanlış olduğunu anlamak için birkaç tarih kitabı kurcalamak yeterli olacaktır.
Nitekim Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da Anadolu’ya geçti, Fakat Kâzım Karabekir Paşa ise, Sultan Vahdeddin Han’dan
Etiketler:
4. Mehmet Vahdeddin,
Mustafa Kemal,
Osmanlı Tarihi,
Türk Tarihi
İşte Atatürk'ün laikliği din ve vicdan özgürlüğü diye tanımladığı sözleri
16 Haziran 2010 tarihli "Bugün" gazetesinin manşetine taşıdığı Jandarma'nın 'ezan andıcı' haberinde görüldüğü gibi, ezanın Türkçe okunmasından askere ve dahi jandarmaya ne?
Yoksa jandarmanın Türkçe ezanı da 'korumak ve kollamak' gibi ek bir görevi de mi vardır? Eğer asker, dinin belli bir yorumunun hamisi, yani koruyucusu ise o zaman bu ne menem bir laikliktir?
Lozan'da Manevi Kayıplar
En Büyüğü Hilâfet
Hilâfet 3 Mart 1924 tarihinde Ankara’da ilgâ edildi. Fakat şu neticenin husûlü için yapılmış olan pazarlıklar yürütülmüş olan gizli çalışmaların çok girift bir tafsilâtı vardır ki; bu yazının nacmine sığdırılamaz. Ancak bu istikametteki en ehemmiyetli adımın Lozan’da atılmış olduğunu söylemek, yanlış olamaz. Lozan müzâkereleri başladığı sırada, M. Kemal Paşa halife olmak istiyor ve Meclis’te Saltanat’ın ilgâsı müzâkerelerinden başlamak üzere, Hilafeti göklere çıkaran konuşmalar yapıyordu. Hatta İzmir İktisat Kongresi ‘ni açmaya giderken
Atatürk'ü çocukken döven 'Hafız' Hoca kimdi?
"Mustafa" filmindeki bir kandırmacaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Can Dündar Atatürk'ün Sivil (Mülkî) Rüşdiye'de kendisini döverek kanlar içinde bırakan Kaymak Hafız adlı hocası yüzünden din adamlarına düşman kesildiğini ve daha sonra yaptığı inkılapların psikanalitik temelinin bu olay olduğunu bir masal tadında anlatıyordu filmde.
Etiketler:
Güncel Bilgi-Makale,
Mustafa Kemal,
Türk Tarihi
Çemberlitaş Sütunu
Çemberlitaş Sütunu, Roma'daki Apollon Tapınağı'ndan sökülüp Konstantinopolis'e getirilmiş ve bugünkü yerine dikilmiştir. 1453 yılında İstanbul'un fethinden sonra Fatih'in emriyle 9.bölmesindeki Haç işareti kaldırılmıştır. Osmanlı dönemindek ilk restorasyonu Yavuz Sultan Selim tarafından yapılmıştır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra İstanbul'un işgal edildiği günlerde, Vezirhan'da bir oda kiralayan rahipler, Çemberlitaş'ın altındaki
Etiketler:
Fatih Sultan Mehmed,
Mustafa Kemal,
Osmanlı Tarihi,
Türk Tarihi,
Yavuz Sultan Selim
Kanuni'nin öyküsünü Atatürk'e mâl ettiler
Yavuz Donat, önceki gün, Sabah’taki köşesinde azıklıklarla ilgili olarak Atatürk ile İsmet Paşa arasında geçtiği iddia edilen bir hadiseyi yazıyordu.
İsmet Paşa, Türkiye’yi bütün azınlıklardan temizlemek istemiş ama Atatürk bu girişimi son derece şık ve çiçekli bir cevapla engellemişti: Çankaya Köşkü’nün yani Köşk kompleksinde şimdi “Atatürk Müzesi” olarak kullanılan eski binanın bahçesinde lâleler dışında kalan bütün çiçekleri söktürmüş, ertesi gün azınlıklar meselesinin ayrıntılarını görüşmeye gelen İsmet Paşa’ya “Ben de bahçemdeki azınlıkları söküp attım ama bahçe berbad oldu” mesajını vermişti. Sonra,
İsmet Paşa, Türkiye’yi bütün azınlıklardan temizlemek istemiş ama Atatürk bu girişimi son derece şık ve çiçekli bir cevapla engellemişti: Çankaya Köşkü’nün yani Köşk kompleksinde şimdi “Atatürk Müzesi” olarak kullanılan eski binanın bahçesinde lâleler dışında kalan bütün çiçekleri söktürmüş, ertesi gün azınlıklar meselesinin ayrıntılarını görüşmeye gelen İsmet Paşa’ya “Ben de bahçemdeki azınlıkları söküp attım ama bahçe berbad oldu” mesajını vermişti. Sonra,
Etiketler:
Kanuni Sultan Süleyman,
Mustafa Kemal
22 Tem 2010
Azınlıkların çiçek gibi olduğunu ilk Kanuni söylemişti
![]() | |||
| (Fantasy portrait of Rüstem Pasha, 19th c.) |
Kanuni ülkede gayrimüslim bırakmamak isteyen Veziriazam Rüstem Paşa'ya elindeki çiçeğin yapraklarını koparıp, nasıl çirkinleştiğini göstererek azınlıkların da imparatorluğun renkleri olduğunu gösteren bir ders vermişti...
Bu hafta azınlıklar konusunda Atatürk ile İsmet İnönü arasındaki bir
Etiketler:
Kanuni Sultan Süleyman,
Mustafa Kemal,
Osmanlı Tarihi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














