Definition List

Mustafa Armağan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Armağan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eki 2016

Cumhuriyet Efsaneleri

“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum: Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin yıllık alfabenin unutturulması veya sanat eserlerinin kazınıp yıkılması gibi eylemlerin nasıl da el çabukluğu marifetle başarıymış gibi sunulabildiğini tespit etmeği amaçlıyor.” Mustafa Armağan 
 
1918 Osmanlı Devleti’nin yenildiği yıldır. Gerçi Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan çifte tacı ve Bulgaristan da bizimle beraber yenilmişti ama hiçbirinin anavatan toprakları işgal edilmemiş, yalnızca -Weimar’da olduğu gibi- ağır ekonomik ve askerî yaptırımlarla cezalandırılmışlardı. Yalnızca Osmanlı Devleti’nin anavatan toprakları ve başkenti işgal edilmiş ve yönetim merkezi İstanbul ele geçirilmişti. Neden?

21 Eki 2016

2. Abdülhamid denizciliğe düşmandı iftirasına Fransız tarihçi cevap veriyor

Derin Tarih dergisinin Eylül sayısında Sultan 2. Abdülhamid ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı beraberce kapağa çıkardık ya, bazı nifak mahfilleri bundan fena halde rahatsız oldu ve hemen düğmeye basıldı. Derken en az yüz yıllık bayat İttihatçı iftiralar sağanak gibi boşalmaya başladı. Tarihi silah olarak kullanarak cahilce saldıranların eşkalini vermeye gerek yok, zaten biliyorsunuz.
Pek çok iddia sıçratıldı ama ama bu yazımızda sultanın denizciliğe düşman olduğu iddiasını cevaplandırayım. Tersten soracağımız soru şu: Peki cumhuriyetin kuruluş döneminde denizciliğe yeterince önem verilmiş miydi? İşte devrin ünlü denizcilik uzmanı Abidin Daver’den Atatürk’ün ölümünün üzerinden henüz 10 ay geçmişken yaptığı o çarpıcı değerlendirme: Dünya Savaşı öncesinde destroyer ve

İngilizler İstanbul’u tek kurşun atmadan nasıl terk etti?

Sağolsun, resmi tarihimiz İstiklal Savaşı’ndan sonra İngilizler başta olmak üzere işgal kuvvetlerini İstanbul’dan nasıl başları önlerinde çıkarttığımızı yazar. Ne de olsa fena halde yenik ve eziktirler karşımızda. Nitekim muzaffer Türk ordusu 6 Ekim 1923 günü İstanbul’a girmiş ve şehri 5 yıla yakın süren düşman işgalinden kurtarmıştır.

Artık değişmesi şart olan tarih kitaplarımızda böyle yazar yazmasına ama gerçekler aynı kanaatte değildir. Aslında İtilaf devletlerinin silahlı kuvvetleri, resmi geçit törenleri ve centilmenlere yakışır “garden party”lerle veda etmişler, halkın alkışları arasında bayrağımızı selamlayarak Dolmabahçe rıhtımında kendilerini bekleyen “Arabic” adlı transatlantiğe binmişler ve sevinç içinde –memleketlerine dönüyorlardı- el sallayarak İstanbul’dan ayrılmışlardı.
Hangi tarihte peki? Herkes gibi ‘6 Ekim’de’ diyorsanız yanılıyorsunuz. Doğru cevap için ise biraz sabrınızı istirham edeceğim. Çünkü daha önce bazı önemli ip uçları vermem gerekiyor.
Öncelikle şunu belirtelim ki, işgal kuvvetlerinin İstanbul’u terk edişi ile Lozan Antlaşması’nın

Lozan hezimettir de, kaç sıfır? Gelin bunu tartışalım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yalnız ekonomisi ve dış ilişkileriyle Türkiye’yi değil, geçmişindeki ayak bağlarını da çözüp yeniden bağlayarak tarihi de bir büyük dönüşüme, Yeni Türkiye’ye hazırlıyor. Asırlık prangalardan, manasız tabulardan kurtulmamızın yollarını açıyor. Lozan da bu asırlık prangalardan biriydi ve yaptığı son çıkışla bu pranganın kırılmasına gidecek yolu açmış oldu. Böylece toprağımızda gözü olanlara da ‘Biz bırakın toprak vermeyi, kaybettiğimiz toprakların acısını bile henüz dindiremedik, siz ne diyorsunuz?’ mesajını üstü örtülü olarak vermiş oldu.