Tarihte hiçbir cihangirin-imparatorun-kralın geçemediği
Sina Çölü'nden, Büyük Cihangir
Yavuz Sultan Selim onbinlerce askeri ve 300 ağır topu ile Sina Çölü'nü 13 günde geçmiştir. Sina çölü, gece ve gündüz ısı farkının 40 derecenin üzerindedir. Burada kum o kadar incedir ki etkilemediği hiçbir şey yoktur. Yumurta bir kaç dakika içinde kaynar. Böylebir çölde Yavuz Sultan Selim ancak deha bir askeri yeteneğe sahip cihangir gerçekleştirebilirdi.
Buradaki güç padişah başta olmak üzere ordunun inancı (imanı), Yavuz Sultan Selim'in dehasıdır.
Mercidabık savaşı ( 1516) kazanılmış sıra
Mısır‘ın fethine gelmiştir. Osmanlı ordusu Mısır‘a doğru hareket etmiş ve karşılarına Mısır‘a ulaşmaları için doğal bir engel olan Sina çölü çıkmıştır. Osmanlı askerleri 1,5 senedir seferde bulundukları için yorgun düşmüşler ve vezirlerden bazılarıda bu çölün geçmenin imkansız olabiliceğini geçilse bile çok asker kaybı olacağını düşündükleri için pek istekli olmamamışlardı. Bunu hisseden Yavuz ordusuna hitaben bir konuşma yaptıktan sonra atı Karaduman‘ı Sina Çölüne sürmüş ver arkasından Osmalı ordusuda çöle doğru yürüyüşe geçmiştir. Çölde yürüyüş çok çetin olmuş su idareli kullanılmış teyemmüm ile abdest alınmıştı. Çölü geçiş sırasında bir ara Yavuz Sultan Selim atından inerek yürümeye başlayınca doğal olarak padişahın yürüdüğü bir sırada kimsenin at sırtında olamayacağından bütün orduda at sırtında olanlar vezirler, beyler ve sipahiler atlarından inerek yürümeye başladılar. Son derece cevval ve heybetli Yavuz Sultan Selim derin bir huşu içerisinde önüne bakarak yürüyordu, vezirler ve askerler bu durumu merak etmişlerdi acaba sultan neden yürüyordu? Hemen vezirler padişahın nedimesi, sohbet arkadaşı ve sırdaşı olan Hasan Can‘a müracaat ederek durumu öğrenmesini istediler Hasan Can padişahın yanına yaklaşarak;
- Hayırdır inşaallah Sultanım bütün ordu merak eyler; Devletlü padişahımız, aceb niçin yaya yürürler?diye telaş ederler,dedi.
Yavuz Sultan Selim büyük bir maneviyat ve huşu içerisinde Hasan Can‘a dönerek;