Definition List

2.Abdülhamid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2.Abdülhamid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eki 2016

2. Abdülhamid denizciliğe düşmandı iftirasına Fransız tarihçi cevap veriyor

Derin Tarih dergisinin Eylül sayısında Sultan 2. Abdülhamid ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı beraberce kapağa çıkardık ya, bazı nifak mahfilleri bundan fena halde rahatsız oldu ve hemen düğmeye basıldı. Derken en az yüz yıllık bayat İttihatçı iftiralar sağanak gibi boşalmaya başladı. Tarihi silah olarak kullanarak cahilce saldıranların eşkalini vermeye gerek yok, zaten biliyorsunuz.
Pek çok iddia sıçratıldı ama ama bu yazımızda sultanın denizciliğe düşman olduğu iddiasını cevaplandırayım. Tersten soracağımız soru şu: Peki cumhuriyetin kuruluş döneminde denizciliğe yeterince önem verilmiş miydi? İşte devrin ünlü denizcilik uzmanı Abidin Daver’den Atatürk’ün ölümünün üzerinden henüz 10 ay geçmişken yaptığı o çarpıcı değerlendirme: Dünya Savaşı öncesinde destroyer ve

İngilizler İstanbul’u tek kurşun atmadan nasıl terk etti?

Sağolsun, resmi tarihimiz İstiklal Savaşı’ndan sonra İngilizler başta olmak üzere işgal kuvvetlerini İstanbul’dan nasıl başları önlerinde çıkarttığımızı yazar. Ne de olsa fena halde yenik ve eziktirler karşımızda. Nitekim muzaffer Türk ordusu 6 Ekim 1923 günü İstanbul’a girmiş ve şehri 5 yıla yakın süren düşman işgalinden kurtarmıştır.

Artık değişmesi şart olan tarih kitaplarımızda böyle yazar yazmasına ama gerçekler aynı kanaatte değildir. Aslında İtilaf devletlerinin silahlı kuvvetleri, resmi geçit törenleri ve centilmenlere yakışır “garden party”lerle veda etmişler, halkın alkışları arasında bayrağımızı selamlayarak Dolmabahçe rıhtımında kendilerini bekleyen “Arabic” adlı transatlantiğe binmişler ve sevinç içinde –memleketlerine dönüyorlardı- el sallayarak İstanbul’dan ayrılmışlardı.
Hangi tarihte peki? Herkes gibi ‘6 Ekim’de’ diyorsanız yanılıyorsunuz. Doğru cevap için ise biraz sabrınızı istirham edeceğim. Çünkü daha önce bazı önemli ip uçları vermem gerekiyor.
Öncelikle şunu belirtelim ki, işgal kuvvetlerinin İstanbul’u terk edişi ile Lozan Antlaşması’nın

Lozan hezimettir de, kaç sıfır? Gelin bunu tartışalım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yalnız ekonomisi ve dış ilişkileriyle Türkiye’yi değil, geçmişindeki ayak bağlarını da çözüp yeniden bağlayarak tarihi de bir büyük dönüşüme, Yeni Türkiye’ye hazırlıyor. Asırlık prangalardan, manasız tabulardan kurtulmamızın yollarını açıyor. Lozan da bu asırlık prangalardan biriydi ve yaptığı son çıkışla bu pranganın kırılmasına gidecek yolu açmış oldu. Böylece toprağımızda gözü olanlara da ‘Biz bırakın toprak vermeyi, kaybettiğimiz toprakların acısını bile henüz dindiremedik, siz ne diyorsunuz?’ mesajını üstü örtülü olarak vermiş oldu.

9 Tem 2011

Denizaltıcılığımızın ‘babası’ da Abdülhamid çıktı

Bugünkü geriliğimizi açıklamak için öfkemizi dilsiz ve savunmasız bırakılmış geçmişin kuyusuna boşaltmak kolayımıza gelir.

Uygarlık trenini kaçırdığımız, Batı’ya kapandığımız, dünyadaki gelişmelere gözlerimizi kapadığımız için bugün karanlıklar içerisinde yaşamak zorunda kaldığımızı söylemek en hoşumuza giden muhabbet mevzularımızdandır. Rahmetli Ayhan Songar acı biber yiyenleri, bedenlerine eza çektirdikleri için Mazoşist ilan etmişti. Biz de nicedir tarihimizin berbatlığını anlata anlata bitiremediğimiz için Mazoşist bir tarih anlayışına kilitlenip kalmış durumdayız.

6 Haz 2011

II. Abdülhamîd Han Azledildikten Sonra

Hal edilmesinin hemen ardından Sultân, kasden bir yahûdî muhiti olan Selanik'e gönderilip orada zengin bir yahûdî aile olan Alâtîn-i Biraderler'in köşküne hapsedildi. Burada sıradan bir adama bile reva görülmeyecek zulüm ve baskılar altında tutuldu. Çoluk-çocuk bütün aile efradı günlerce aç bırakıldı. "Emlâk-i şahane"si millîleştirildiği (!) gibi, menkul serveti de tamamen elinden alındı.

28 May 2011

Osmanlı'ya ihanet eden aileyi saran lanet çemberi

Kimi İslam ülkelerindeki hareketlilikler uzmanların dilini sonunda çözmüş görünüyor. Yerlisi yabancısı aynı şeyi vurguluyor: Bu olaylar, Osmanlı'nın arkasında bıraktığı büyük boşluğun hâlâ doldurulamadığını gösteriyor.

Peki Osmanlı Devleti 90 küsur yıl önce tarih sahnesine veda etmemiş miydi? 21. yüzyılda hâlâ Osmanlı'nın tasfiyesinden nasıl söz edilebilir? Yoksa bir hayalet midir karşımıza ikide bir çıkan?

23 May 2011

Asıl "çılgın proje" Osmanlı'yı geri getirmek mi?

Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nden bir belgede
Sapanca Gölü ile Sakarya nehrinin bir kanalla nasıl birleştirileceği
böyle resmedilmiş. (Yedikıta, Şubat 2010).


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 27 Nisan'da İstanbul Boğazı'na bir kardeş geleceğini müjdeleyince ortalık karıştı.

Mimar ve mühendisler, sabahlara kadar televizyonlarda konuşuyor, siyasetçiler tutarlı tutarsız görüşler beyan ediyor, Silivri'deki arsa fiyatlarının daha şimdiden ikiye katlandığı haberleri basını günlerdir meşgul ediyor. Bu arada tarih yazarlarına epeyce malzeme çıktığını görüyoruz.

Tarihî sürece birazdan geleceğim. Ancak dikkatimi çeken iki hususa değinmeden geçmek istemiyorum.

Başbakan, açıklamayı neden 27 Nisan tarihinde yaptı?

Sultanın Ustası

Hakkında en çok yazı yazılan Osmanlı sultanlarından biridir İkinci Abdülhamid Han. Kaynaksız mesnedsiz yazılanlar o kadar çok bulandırmaktadır ki meydanı, gerçekler apaçık dururken dahi bazı insanlar şüphe içindedir… Bir de sultana marangozluk ve Şark Tezyinî Sanatları dersi veren Mehmed Yusuf Bey’in anlattıklarına bakalım; zira bir insanı tanımak için ona yakın olmalıdır…

23 Ara 2010

Abdülhamid, Mustafa Kemal’i hapse attırmıştı!


 “Abdülhamid devrinin her 24 saati bin muammayla doludur.” 1930’larda sıkı bir Abdülhamid düşmanı iken 1960’larda tam tersine koyu bir Abdülhamid hayranı olarak karşımıza çıkan yazar Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’nun bu cümlesi beni çok düşündürmüştür.
Her 24 saatine binbir muammayı doldurmuş bu karmaşık iktidar döneminin kıvrımları arasında saklanmış nice olay ve çehrenin gerçek yüzü, ağır ağır aydınlanmakta.
Anlatacağım olay da, bizzat Mustafa Kemal tarafından en az iki defa dillendirildiği halde, Atatürk’ün resmi biyografilerinde ya geçiştirilmiş yahut da yazıldığı halde dikiz aynamıza bir türlü girememiştir. Bugün vefatının 90. yılında Sultan II. Abdülhamid’i rahmetle anarken, onun “muamma”larından birini daha büyüteç altına alıyoruz.

21 Ekim 1904’te, 24 yaşında Harp Akademisi’nden kurmay yüzbaşı olarak mezun olan Mustafa Kemal, birkaç ay kadar tayinini bekleyecekti. Bir süre sınıf arkadaşı Ali Cebesoyların Kuzguncuk’taki yalısında misafir kalmış, daha sonra yine tayin bekleyen birkaç arkadaşıyla birlikte Beyazıt-Gedikpaşa civarında bir Ermeni’nin apartman dairesini kiralamışlardı. Burada toplanıp

11 Ara 2010

Guantanamo'da Abdülhamid sorgusu

“Eğer Filistin’de Müslüman Arap unsurunun faikiyetini [üstünlüğünü] muhafaza etmesini istiyorsak, Yahudilerin yerleştirilmesi fikrinden vazgeçmeliyiz.
Aksi takdirde yerleştirildikleri yerde çok kısa zamanda bütün kudreti elde edeceklerinden, dindaşlarımızın ölüm kararını imzalamış oluruz.”

Önümüzdeki 10 Şubat’ta vefatının 90. yılında rahmetle anacağımız Sultan II. Abdülhamid’e ait olan yukarıdaki sözler 1895’te yazılmış hatıra defterine. O günden ne kadar net görmüş bugünleri, değil mi? Evet, tam da dediği gibi, Filistinli dindaşlarımızın ölüm kararı oldu İsrail devletinin kurulması...

9 Eki 2010

Osmanlı Padişahının Yahudi Göçüne Yasak Fermanı

-1891 yılında deniz yoluyla Filistin’in Safed kasabasına gelen 400 Yahudi göçmen,bölgede yerleşmek istedi.
-Yahudilerin kutsal Kudüs bölgesinde yerleşerek nüfus dengesini değiştireceğinin farkına varan Padişah Abdülhamit, aynı konuda ferman yayınlayarak Yahudi yerleşimine yasaklar getirdi.-Padişahın fermanında yazılı olanların metnini sunuyorum.


16 Eyl 2010

Sultan 2. Abdulhamid han’ın mektubu, filistin’i yahudilere vermedim


31 Mart Vakası olarak bilinen ayaklanmayla İttihatçılar tarafından tahttan indirilip Selanik'e gönderilen Sultan II. Abdülhamid'in, bu dönemde Suriye'deki şeyhi Mahmut Ebu Şamat'a yazdığı mektup tarihe ışık tutuyor. 

Mektupta Sultan II. Abdülhamid, İttihatçıların ve Yahudilerin tüm ısrarlarına ve 150 milyon altın tekliflerine rağmen Kudüs'ü nasıl satmadığını kendi ağzıyla anlatıyor. Abdülhamid Han, mektubunda özellikle Filistin'de Yahudilere toprak vermediği için tahttan indirildiğini dile getiriyor.

Sultan Abdülhamid'e bir cevap mektubu yazan Mahmut Ebu Şamat da halifeye hitaben "Sen Müslüman ve hilafet üzerindeki emanete riayet ettin. Bu davranışın sebebiyle Allah senden ebeden razı olsun." diyerek kendisini teselli ediyor. Şeyh Mahmut Abuşamat'ın yakınları tarafından günümüze kadar kutsal bir emanet gibi korunan iki mektup da güvence altına alınmak üzere Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'a sunuldu.

15 Ağu 2010

Cumhuriyetin ilk yıllarında 10 yaşındaki çocuklara Anlatılan Sultan 2.ABDULHAMİD HAN


1924 yılında 3.sınıf milli tarih kitabında ULU HAKAN ın fotografı altında yazan not...
16-17 sene evvel memleketimizin başında hala istibdad belası ve Abdülhamid isminde cahil,zalim bir padişah vardı.Abdülhamid istiyordu ki,milyonlarca insan daima kendine esir etsin,kendisi Yıldız'daki sarayında zevk u safasında yaşasın.Abdülhamid bu maksatla mektepleri kapatıyor,kitapları yasak ediyor,gazeteleri çıkartmıyordu;çünkü bir memlekette cehalet olmadıkça zulüm ve istibdadda olamaz.
Abdülhamid'in zalim ve korkunç istibdad idaresinin memleketi ezip harap ettiği,uyuşturduğu,çöküş uçurumuna sürüklediği muhakkaktı.(Köprülüzade Mehmed Fuad,Milli Tarih,İstanbul-1340-1924)


''Bilseniz ne kara günlerdi.Türk milleti kan ağlıyordu''

10 Ağu 2010

Hamidiye Köprü Projesi

Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, İstanbul Boğazı’nın, Sarayburnu-Üsküdar ve Rumeli Hisarı-Kandilli arasında olmak üzere iki köprü ile bağlanması projesi yapılmıştı. Fransız inşaat mühendisi F. Arnodin’e 1900 yılında çizdirilen projede köprülerin, Eyfel Kulesi’nin yapıldığı çelik teknolojisiyle yapılması hedefleniyordu.

Osmanlıların Boğaziçi Tüp Geçit Projeleri

Ülkemizin en iyi tarih dergilerinden biri olan ve 1.yılını dolduran Yedi Kıta Dergisi, geçen ay başlattığı bir ilke Eylül ayında da imza attı. Geçtiğimiz ay, bir Osmanlı maden müdürünün Kızılırmak projesini dev ebatta bir posterle vermişlerdi. Büyük ilgi gören bu posterde projenin tüm detayları, bilgileri ve resimleri yer alıyor. Bu ay ise müthiş bir konu postere yansıtılmış. Günümüzde "Asrın Projesi" olarak tanıtılan Marmaray Projesi'nden 133 yıl önce, dünyanın en büyük denizaltı ulaşım projelerinden birisi devrin padişahına yani Sultan II.Abdülhamid Han'a sunulmuş ve Sarayburnu ile Üsküdar arasında bir tüp geçit inşası için çok sayıda projeler de çizilmişti.

7 Ağu 2010

Ulu Hakan Sultan 2.Abdülhamid Han'ın İcraatı?

 SULTAN II.ABDÜLHAMİD HAN
• İlk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
• İlk otomobili getiren, 5 bin km kara yolunu yaptırtan,
• Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,
• Kudüs-Yafa, Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),
• İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren, Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
• Chicago’daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,

3 Ağu 2010

Murat Bardakçı'nın kitaplarında bir sürü yanlış bilgi çıktı. İşte Murat Bardakçı'nın kırdığı cevizler...

Murat Bardakçı efsanesi bitiyor 
15 Mart 2009 günü "Haber Türk"ün sürmanşetini görenler gözlerine inanamamış olmalı. Haberde Abdülhamid'in Siyonistlerle vatan pazarlığı yaptığı belirtiliyor, Osmanlıca bir 'belge'nin eşliğinde "Abdülhamid'in adı etrafındaki bir efsane de son buldu." deniliyordu.
Gülüp geçtim, zira yeni hiçbir şey yoktu. Hem orada anlatılanları 22 Şubat 2009'da bu köşede yazmıştım hem de bütün uğraşmalarıma rağmen yazıda "Abdülhamid efsanesi"ni bitiren belgeyi bir türlü göremiyordum. Sürmanşete çekilen belge ise Sultan'ın Siyonistlere vatan sattığını değil, tam tersine, Filistin'e Yahudi göçünü yasakladığını söylüyordu!

28 Tem 2010

Japonya İslamın Eşiğinden Döndü!

- Japonya İslam’ın eşiğinden nasıl döndü?Japon -Rus savaşının arka planında ne vardı? ABD Japonya’ya neden Atom bombası attı?
- Abdülhamid Han nedenAsya’ya  ‘Erenleri’ gönderdi?
- Ertuğrul Fırkateyni’ne sabotaj mı yapıldı?

26 Tem 2010

2. Abdülhamid’in bizzat çektirdiği MEKKE ve MEDİNE’nin ilk Fotoğrafları

Osmanlı Devleti’nde fotoğrafçılığın en büyük destekçisi olan Sultan II. Abdülhamid’in bizzat çektirdiği Mekke ve Medine’ye ait ilk fotoğraflar Yitik Hazine Yayınları tarafından “II. Abdülhamid Yıldız Albümleri Mekke-Medine” ismiyle yayınlandı.

Albümü hazırlayan Mehmet Bahadır DÖRDÜNCÜ yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Dünya dengelerinin tamamen Osmanlıların aleyhine döndüğü bir devirde tahta çıkan Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı coğrafyasını fotoğraflardan takip etmiştir.
Günümüzdeki MOBESE sisteminin bir benzerinin bizzat padişah tarafından fotoğraflarla yapıldığını görmekteyiz.

24 Tem 2010

II.Abdülhamid'de Yanılanlar 2: Ahmet İzzet Paşa

Sıradaki yanılanımız Ahmet İzzet Paşa . Kendisi II.Meşrutiyet için II.Abdülhamid karşıtı olmuş, Ahmet Tevfik Paşa kabinesinde Dahiliye Nazırlığı yapmış ve sadrazamlığı sırasında Mondros Ateşkes Antlaşması'nı imzalamıştır . II.Abdülhamid'i zalim ve baskıcı zannetmiş, başından geçenlerden sonra hiç de öyle olmadığı kanısına varmıştır.

***

"Yerli ve yabancı kim temas etmişse Sultan Hamid'in zeka ve keskin görüşlülüğünü tasdike hemfikirdir. Şöhret bulduğu derecede zalim ve kahredici olmadığına, saltanatı zamanında başımdan gelip geçenlere bakıp düşündükçe ben